Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak-tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 2400 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece 148,50 TL alacak yönünden davanın kabulüne tahliye talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 16.03.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık 10 TL bedelle kiracı olduğunu, sözleşmede kira bedelinin %65 oranında artırılacağı şartının bulunduğunu, 2009 yılı kira bedelinin 300 TL olduğu ve 2009 Nisan ayı ile 2009 Kasım ayları arası 8 aylık kira bedelini ödenmediğini bu konuda davalıya temerrüt ihtarnamesi gönderilmiş ise de sonuç alınamadığını belirterek, davalının taşınmazdan temerrüt nedeniyle tahliyesini ve Nisan-Aralık 2009 arası aylar kira parasının tahsilini talep etmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel olması, bu kira bedelinin ihtarname ile verilen 30 günlük süre içinde ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Davacı, 17.11.2009 tarihinde keşide ettiği ve 20.11.2009 tarihinde davalıya tebliğ edilen ihtarname ile 2009 Nisan-Kasım arası aylar kira bedelinin 30 gün içerisinde ödenmesini istemiş, ihtara konu kira parasının yasal sürede ödenmemesi halinde tahliye isteminde bulunulacağı hususu ihtarnamede açıkça belirtilmiştir. Bu durumda, ihtarnamenin Borçlar Kanunu’nun 260. maddesine uygun şekilde düzenlendiğinden tahliye kararı verilmesi gerekirken, ihtarnamede yeni dönemde kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve bu nedenle taşınmazın 16.03.2009 tarihinde tahliye edilmesinin bildirilmesinin ayrı bir istek olduğu gözetilmeksizin tahliye talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün, bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle kira alacağına ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle tahliyeye ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.