Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli 2015/141 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararı ile sanığın evinde mağdura önden sarılarak göğüs bölgesini, sırtını ve kalçalarını okşamaya başladığı, mağdura hitaben "sen benim karımsın" şeklinde söylediği ve mağdurun pantolonunu dizine kadar indirdiği, cinsel bölgelerini okşamaya başladığı esnada mağdurun sanığın elinden kurtularak kaçtığı kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,62,53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1,3-f, 5,62,53. maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sübuta, soyut beyanlara göre mahkumiyet hükmü kurulmuş olup somut delil bulunmadığına, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, mağdur hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığına, sanığın hastalıkları bulunup bu konuda araştırma yapılmadığına, ceza ehliyeti konusunda araştırma yapılması gerektiğine, sanığın cinsel anlamda iktidarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine, hükümlerin bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebepleri
Alt sınırdan hüküm kurma nedeninin gerekçelendirilmediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından da alt sınırdan artırım yapılıp pişmanlık göstermediği halde ertelendiğine, hükümlerin sanık aleyhine bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Tanık Songül'ün sanığın ikamet ettiği evde birlikte yaşadığı ve olay günü evde olup beyanında mağdurun evin içine girmediğini ifade etmesi karşısında mağdurun duruşma beyanında da evin içerisini tarif etmesi karşısında mahallinde araştırma yapılması gerektiğine sanığın yaşı ve iktidarsız olması iddialarına göre eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında eylemin gerçekleştiği yer olarak iddia ettiği sanığın olay tarihindeki ikametinin yatak odasının mağdur beyanlarındaki anlatımına uygun olup olmadığının tespitinin yapılmaması, sanığın gelini olan tanık Songül'ün beyanlarının gerekçede tartışılmaması nedeniyle eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçede açıklanan nedenlerle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii, katılan mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINADava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.06.2024 tarihinde karar verildi.

Mağdurun sanık ile daha önceden sokakta karşılaşmalarından dolayı tanıştıkları, daha önceden de sanığın mağdura poşetlerini taşıması sonucu para verdiği, mağdurun olay günü sanığın elindeki poşetleri alarak birlikte sanığın evine gittikleri, sanığın mağdurun omzundan tutarak "gel sana birşeyler vereceğim" diyerek evin yatak odasına götürdüğü, bu sırada mağdura poşetin içerisinde yiyecekler verdiği, yatak odasına girdiklerinde mağdura önden sarılarak göğüs bölgesini, sırtını ve kalçalarını okşamaya başladığı, mağdura hitaben "sen benim karımsın" dediği ve mağdurun pantolonunu dizine kadar indirdiği, cinsel bölgelerini okşamaya başladığı esnada mağdurun sanığın elinden kurtularak kaçtığı, kaçarken sanığın mağduru odanın kapısını açmaya çalışırken yakalayıp, bir poşet içerisinde gazeteye sarılı bıçağı çıkararak mağdurun boynuna dayadığı ve mağdura hitaben "bunları kimseye söylemeyeceksin, eğer söylersen seni keserim" dediği, sonrasında içerisinde çikolata olan masa üzerindeki poşeti mağdura vererek mağduru bıraktığı, mağdurun olayın hemen akabinde çalıştığı iş yerine gelip tanık ...'e olayın oluş şeklini detaylıca ağlayarak anlattığı ve olayı yetkili merciiye hemen intikal ettirdiği, tanık Vahyettin'in kovuşturma aşamasında mağdurun anlatımlarını doğruladığı, mahkemenin de tarafsız tanık beyanlarına itibar ettiği, mağdur ile sanık arasında husumet bulunmadığı, mağdurun olayın oluş biçimini hem hazırlık hem de kovuşturma aşamasında tutarlı anlattığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli, şüpheden uzak delillerin bulunduğu kanaatine varıldığından hükmün onanması düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozmaya yönelik görüşüne katılmıyoruz.