Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile; sanığın alkollü vaziyette olay günü gece saat 03: 00 sıralarında yalnız başına yaşayan katılanın evine gelerek camı tıklattığı, katılanın korku ile camı araladığı ve sanığa "çık git" dediği, sanığın bu sefer de evin kapısını çalmaya başladığı, katılanın olayın korku ve travmasıyla evin kapısını açarak kaçmaya başladığı esnada sanığın katılanı yakalayarak yere düşürdüğü, elleri ile katılanın ağzını kapadığı,

katılanın direnmesi neticesinde boğuşmaya başladıkları, yaşanan boğuşma neticesinde katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve katılanın bir fırsatını bularak olay yerinden kaçtığı, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1. cümlesi, 102/3-a, 35/2,62 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

A. Sanığın Temyiz İsteği
Suçun sübuta ermediğine, ceza verilecekse dahi adlî para cezasına veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan, sanığın elinden kendi çaba ve hareketleri ile kurtulduğundan, bu kapsamda Mahkemece gerekçe gösterilmeksizin sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamında 3/4 oranında yüksek hadden indirim yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Sanığın alkollü vaziyette olay günü gece saat 03: 00 sıralarında yalnız başına yaşayan katılanın evine gelerek camı tıklattığı, katılanın korku ile camı araladığı ve sanığa "çık git" dediği, sanığın bu sefer de evin kapısını çalmaya başladığı, katılanın olayın korku ve travmasıyla evin kapısını açarak kaçmaya başladığı esnada sanığın katılanı yakalayarak yere düşürdüğü, elleri ile katılanın ağzını kapadığı, katılanın direnmesi neticesinde boğuşmaya başladıkları, yaşanan boğuşma neticesinde katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve katılanın bir fırsatını bularak olay yerinden kaçtığı nazara alındığında; mevcut haliyle sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 102/1-1. cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu ve sanığın eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalmayarak tamamlandığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel saldırıya teşebbüs etme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre de; dosya kapsamında temin edilen Eskişehir Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün tek adlî tıp uzmanı tarafından düzenlenen 10.09.2015 tarihli raporunda; katılanın ruhsal bakımdan kendisini savunamayacağı bildirilmiş olmasına karşın, katılanın İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. Adlî Tıp İhtisas Kuruluna sevk edilip, muayenesinin yaptırılarak kendisine karşı işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayan üçüncü kişilerce anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ayrıntılı heyet raporu alınarak toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.