Kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, Hazinenin davanın kısmen kabulüne ... ve arkadaşları davasının reddine, karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve arkadaşları ile Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında ... Köyü 133 ada 17 parsel sayılı 16.485,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Kasım Kurt adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine, taşınmazın tapuda hazine adına kayıtlı olan 12.05.1939 tarih 28 ve 29.11.1954 tarih 2 sırada kayıtlı tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiası ile davacı ... ve arkadaşları, taşınmazın kök murisleri ... adına tapuda kayıtlı Mayıs 313 tarihli ve 2 sırada kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine ile ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.03.2010 tarihli ve 2010/1296 Esas, 2010/3943 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “orman ve fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılması ve bölgede yapılıp kesinleşen orman tahdidinin yöntemince uygulanarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi ve eğer taşınmaz orman sayılmayan yer ise davacı Hazine ve ... tarafından sunulan eski tapu kayıtlarının kapsamının araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın 06.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle bu bölümüm orman vasfında Hazine adına tesciline, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen bölümün ise davacıların sunduğu tapu kapsamı dışında kaldığı ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ile Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 391,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.