Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde, özel sicilinde yaylak niteliğiyle kayıtlı ... köyü 219 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, öncesinde kök muris ... Yaylan’a ait olduğunu iddiasıyla, iki katlı ev yeri ve bahçesinin bulunduğu yerin yayla kaydının iptaliyle, adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Mahkemenin 2009/40 Esas sayılı dosyasında, davacının kardeşi ... tarafından aynı iddiayla açılan dava, bu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulü ile, Çorum ili Kargı ilçesi ... köyü 219 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan 14.03.2016 tarihli fen bilirkişinin raporunda (A) harfi ile belirtilen 328,95 m2'lik yer ile (C) harfi ile belirtilen 557,13 m2'lik yerin ayrılarak aynı adanın son parsel numarası altında davacı ... adına tapuda kayıt ve tesciline, Çorum ili Kargı ilçesi ... köyü 219 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan 14.03.2016 tarihli fen bilirkişinin raporunda (B) harfi ile belirtilen 557,13 m2'lik yerin ayrılarak aynı adanın son parsel numarası altında davacı ... adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm,davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2017/9059 Esas, 2020/2086 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ”davacılara verilen taşınmazların orman içi açıklığı olduğu bu sebeple davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.