HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Sanık ...'ın temyiz sebebi, lehe hükümlerin uygulanması ve beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz sebebi; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin usul yasaya aykırı olması sebebi ile sınırlıdır.
26.08.2015 tarihinde Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/737 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden aynı binada oturdukları tespit edilen sanık ...'ın ikametinde gerçekleştirilen aramada 2330 paket kaçak sigara ve sanığın babannesi olan diğer sanık ...'ın ikametinde gerçekleştirilen arama da ise poşet ve koliler içinde 2750 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
19.09.2015 tarihinde Cumhuriyet savcısından alınan arama kararına istinaden sanık ...'ın depo olarak kullandığı yerde gerçekleştirilen aramada 4780 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
09.10.2015 tarihinde Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/929 Değişik iş sayılı arama arama kararına istinaden sanık ...'ın ikametinde ve Karadeniz Nargile Tütün isimli iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda 2070 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uygulanırken ek savunma hakkı tanındığı tespit edilmiştir.
Sanık ... savunmalarında 19.09.2015 tarihli olayda deposundan ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını arkadaşı ...'e (temyiz dışı sanık) olduğunu beyan etmiş, 28.09.2015 ve 09.10.2015 tarihli olayları ise ikrar etmiştir. Sanık ... ise savunmasında torunu olan diğer sanık ...'ın evine kolileri bıraktığını içinde kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiş, sanık ... da babannesi olan sanığın evine bıraktığı kaçak sigaralarla babannesinin ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanık ...'ın atılı suçu işlediği sabit olmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ... Hakkında 19.09.2015 Tarihli Kaçakçılık Olayına İlişkin Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Olay tarihinde kolluk birimlerine yapılan ihbarda sanığın depo olarak kullandığı yere yüklü miktarda kaçak sigara getirileceği yönüne ihbar sonucu, yapılan aramada depoda 4780 paket kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık bu sigaraların ele geçtiği kolileri arkadaşı temyiz dışı sanık ...'in geçici olarak koymak istemesi üzerine izin verdiğini, sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmis ise de, ihbar ve arama tutanağı tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kendisine ait depodaki sigaralardan haberdar olduğu ve sanığın diğer sanık ... ile iştirak halinde hareket ederek üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, atılı suçtan mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın 26.08.2015 ve 19.09.2015 tarihli eylemleri bakımından 28.09.2015 tarihli iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki kesintinin oluştuğu, birleştirme kararı verilen sanığın 09.10.2015 tarihli eyleminin, 26.08.2015 ve 19.09.2015 tarihli eylemleri ile birlikte zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği ve 09.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle ayrı bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, 26.08.2015 ve 09.10.2015 tarihli eylemleri zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek mahkumiyet hükmü kurulması,
2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanunun 3/5. ve 3/10. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. madde fıkrasının “23. ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4.Ele geçen kaçak eşya hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat ve Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.