İNCELENEN KARARIN;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 12/07/2014 tarihli ses kaydı çözüm tutanağı ile sanığın, mağdura yönelik söylediği tespit edilen "oğlum valla babanın evine gelecem köyün adresini aldım yedi ceddinizi sinkaf edeceğim hepinizin" şeklindeki sözlerin, TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin kül halinde hakaret suçunu oluşturduğundan bahisle tehdit suçundan beraat kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanığın sözlerinin bir bütün halinde hakaret suçunu oluşturduğunun kabulü karşısında, tehdit suçundan dolayı karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin aynı eylemden dolayı ayrıca beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.