Yağma suçunu işlemek için ... ile ...'ı öldürmekten, yağmadan ve hürriyeti tahditten sanıklar ..., ..., ... ile ..., yağma ve hürriyeti tahditten sanıklar ..., ... ile ..., işbu yağma ve hürriyeti tahdit suçlarına yardımdan sanık ...'nun bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, ...'nun cürüm delillerini yok etmekten beraatine ilişkin (...) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/11/2010 gün ve 183/314 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık ... hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ile müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarlarına göre, müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanık ...'nun eylemi nitelikli yağmaya yardım ve hürriyeti tahdit suçuna yardım kabul edilmekle, bu suçlardan fail olan sanığın hakkında iddianamede yer verilmeyen suç delillerini gizleme suçundan ayrıca kurulan beraat kararı hukuken yok hükmünde kabul edilmiştir.
3- Sanık ... müdafiinin süresinden sonra yapılan temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
4-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un yağma ve hürriyeti tahdit; sanık ...’nun yağma ve hürriyeti tahdit suçlarına yardım, sanıklar ..., ..., ... ve ...’un nitelikli adam öldürme suçlarının sübutu kabul,
oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, teşdidin yerinde olmadığına; sanıklar ... ve ... müdafiinin teşdidin yerinde olmadığına, yağma suçunda TCK’nun 150.maddesinin uygulanması gerektiğine; sanıklar ... ve ... müdafiilerinin sübuta; sanıklar ... ve ... müdafiilerinin bir sebebe dayanmayan; müdahil ... vekilinin bir sebebe dayanmayan; müdahiller ..., ... ve ... vekillerinin yağmada zararın karşılanmadığına ilişen; müdahiller ... ve ... vekilinin takdiri indirimin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın maktüller ... ve ...’ye karşı nitelikli adam öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın maktüllere ve mağdura karşı hürriyeti tahdit suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık ...’in, maktüller ... ve ... ve mağdur ...’e yönelik hürriyeti tahdit suçlarına yardım suçlarından kurulan hükümler yönünden;
5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın maktüllere ve mağdura yönelik yağma; sanık ...’in yağmaya yardım suçlarından kurulan hükümlerde;
5237 sayılı TCK’nun 168 /3.maddesinin zararın tazmini nedeniyle uygulanması sırasında aynı yasanın 168/4.maddesi uyarınca müdahillerin rızasının alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
D) Sanıklar ... ve ...’in iki maktül ve mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) Polis olan sanıkların görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak suç işlemeleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 109/3-d maddesi ile cezanın artırılması ile yetinilmesi yerine, TCK’nun 266. maddesine aykırı olarak, cezanın bu maddenin son fıkrası gereğince artırılması,
b) Kabule göre; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun109/2-3, a, b, d;
266; 62.maddelerinin uygulanması sonucu 4’er yıl 5’er ay 10’ar gün hapis cezası yerine 4’er yıl 5’er ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile müdahiller ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hükmonulan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık ve müdafiilerinin tahliye istemlerinin reddine, 27/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
27/09/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'ün yokluğunda 29/09/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.