... 'i kasten öldürmekten sanıklar ..., ... ile ..., ...'ı kasten yaralamaktan sanık ..., izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Onbeşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/09/2010 gün ve 28/219 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık ... hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.02.2004 gün ve 2003/4-296-2004/27 sayılı kararı uyarınca; yargılama gideri miktarının kısa kararda belirtilmediği sabit ise de, mahkemece kısa kararda yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verildiği, miktar ve dökümün ise gerekçeli kararda belirtilmek suretiyle eksikliğin giderildiği anlaşılmıştır.
2-A) Sanıklar ... ve ... hakkında Kasten İnsan Öldürme, sanık ... hakkında Kasten İnsan Öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiinin sübuta, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede usule, sübuta, 5237 sayılı TCK.nun 39. maddesi ile haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, sanık ... ve müdafiinin lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
a-) Sanık ... hakkında Kasten İnsan Öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden, tekerrür hükmünün uygulanması sırasında 5275 sayılı Yasa’nın 108/2. maddesi gereğince sabıkadaki en ağır olan hükmün tekerrüre esas alınması yerine
infazda tereddüde neden olacak şekilde iki ayrı ilamın tekerrüre esas alındığı anlaşılmakla, hüküm fıkrasının ilgili bentlerindeki “sanığın TCK.nun 58.maddesi Kapsamında ... 3. Asliye ceza mahkemesinin 19/10/2004 tarih 2004/1362 karar sayılı ilamı ile” ibaresinden sonra gelen “ve g.o.paşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2004 tarih 2004/1141 sayılı ilamı ile” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına;
b-) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bendlerin, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine;
Karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-) Sanık ... hakkında Kasten Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulmak suretiyle Anayasa'nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230.maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına ve tutuklukta geçirdikleri sürelere göre sanık ... ile sanık ... müdafiinin tahliye istemlerinin reddine, 27/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
27/09/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'ın yokluğunda 29/09/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.