Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazların reddine, ancak ;
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca 09/07/2010 tarihinde düzenlenen raporda; katılanda beyin damarlarında bünyesel anterioskleroz hastalığı bulunduğu, dava konusu olaydaki baş bölgesine yönelik travmaya bağlı olarak gelişen emboli ve beyin infarktüsü sonucunda iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalığın meydana gelmiş olduğundan, dolayısıyla olayla illiyet bağı bulunduğu, ancak bu durumun ortaya çıkmasında katılanın kendisinde mevcut damar hastalığının kolaylaştırıcı rol oynadığının oy birliğiyle mütalaa olunduğunun bildirildiği, sanığın daha önceden katılanı tanımaması sebebiyle katılanda damar hastalığının bulunduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, sanığın daha önceden katılanda damar hastalığının bulunduğunu bilmemesi nedeniyle eyleminin 26.09.2004 olan suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK'nin 456/3,458. maddelerindeki kastın aşılması suretiyle kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması (765 sayılı TCK'nin 456/3,458,59,31 maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/2-a, 87/2-son, 62,53/1. maddesi hükümleri) ve her iki yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan yasanın tespit edilerek sanık lehine olan yasanın uygulanması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte bulunan kastın aşılması suretiyle yaralama suçunun düzenlendiği 765 sayılı 456/3 ve 458. maddeleri birlikte uygulanmadan lehe Yasa değerlendirilmesi yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.