Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2013/124 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesiyle temyiz isteminde bulunulmuş olup ayrıntılı temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
1.Oluşa uygun kabule göre suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 103/2 ve 31/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d ile 66/2. maddesi gereği 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.11.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2013/124 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1). maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.