SUÇLAR: Yağma, Tehdit, Uyuşturucu madde bulundurmak, İzinsiz silah bulundurma

Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda:
Sanık ... ve savunmanlarının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre; sanık ... savunmanının izinsiz silah bulundurmak suçuna yönelik duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,

I-Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2.fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma, sanık ... hakkında tehdit ve sanık ... hakkında izinsiz silah bulundurma suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre; yakınan ...'in ...isimli şirketin sahibi olduğu, adı geçen firmanın, ... ilinde, hidroelektrik santral inşaat işinde faaliyet gösterdiği, diğer yakınan ...'ün de bu şirkette formen olarak çalıştığı ve yakınan ...'un çok eski arkadaşı olması nedeniyle şirketin sorumlusu konumunda bulunduğu, sanıklar ... ve ...'nın ...'de balık lokantası işlettikleri, yakınan ...'i dükkana müşteri olarak gelmesi nedeniyle tanıdıkları, sanıkların, yakınanlar ... ve ...'un, bölgede yaptıkları iş nedeniyle çok para kazandıklarını düşünerek, yakınanları görünürde borçlu duruma düşürüp para sızdırmak amacıyla plan yaptıkları, öncelikle, yakınan ...'i kadın meselesi nedeniyle sözde belalı bir duruma soktuktan sonra, kurtarmak amacıyla bir senaryo hazırladıkları, bu aşamada sanık ...'u plana dahil ettikleri, 2010 yılının Şubat ayında, sanık ...'nin, telefonla yakınan ...'e ulaştığı, yanlış numarayı aradığı bahanesiyle sohbet ettiği, buluşmaya karar verdikleri, ...'in, buluşma yerinin yakınına gidip uzaktan gözlediğinde, beyaz chevrolet marka bir araç içerisinde bir kadın ile birkaç adamın olduğunu görünce, durumdan şüphelenerek geri döndüğü, 10-15 gün kadar sonra yine ...'nin kullandığı hattan arayan birkaç adamın, yakınanı "... ile arkadaş olacaksın, yoksa seni öldürürüz" şeklinde tehdit ettikleri, 22/03/2010 günü, içinde ...'nin de bulunduğu yine aynı beyaz aracın, yakınan ...'in kullandığı aracı takip ettiği ve durdurmaya çalıştığı, yakınanın durmayarak kaçtığı, sanık ...'nin telefonla yakınanı arayarak "senin canını almaya geliyorum" diye tehdit ettiği, yakınanın bu olay üzerine kolluğa başvurarak şikayetçi olduğu (I. eylem), yakınan ...'in, bu olaydan sanık ...'a bahsetmesi üzerine, ...'ın, durumu sözde araştırdıktan sonra, yakınana çok belalı insanlara bulaştığını, bu kişinin şirkette çalışan ......'un annesi olan ... olduğunu, bu kadının mafyayla bağlantısı bulunduğunu, ancak koruması olan sanık ... ile bu durumu halledeceğini ve yakınanı kurtaracağını söyleyerek, aracına yakıt almak ve aynı zamanda yakınanın daha önce ......'tan satın alıp parasını ödediği için ...'ye ödeme yapmak amacıyla yakınandan 1.000 TL para aldığı ve bu paranın bir kısmını da ...'a verdiği (II. eylem), 24/03/2010 tarihinde aracıyla işe giden yakınanın önünü kesen iki araçtan çıkan beş kişinin, yakınanı darp ederek "memlekette 2,5 trilyon para kazanıyorsun, bizim hakkımızı verip borcunu ödemiyorsun" şeklinde silah göstererek tehdit ettikleri (III.eylem), bu olaydan sonra, yakınan ...'in, durumu yakınan ...'a anlattığı ve korktuğu için bir süre...'den ayrıldığı, sanıklar İsmail ve ...'ın sözde belalı kişilerin elinden kurtardıkları yakınan ...'den, 10.000 TL alacaklı olduklarını iddia ederek, 31/03/2010 tarihinde şantiyeye geldikleri, yakınan ...'a "senin adamın bize borcunu ödemeden kayboldu" diyerek para istedikleri, yakınan ...'un telefonla ...'e ulaştığı ve önceki olaylar nedeniyle korkan yakınan ...'in peşini bırakmaları için kendi hesabından sanıklara para verilmesine rıza gösterdiği, yakınan ...'un burada sanıklara 10.000 TL verdiği (IV. eylem), 14/04/2010 günü, yakınan ...'in...'ye dönüp iş başı yaptığını öğrenen ve aldıkları parayı yeterli görmeyen sanıklar İsmail ve ...'ın, yakınanı arayarak, ...'tan aldıkları 10.000 TL paranın üzerini de kendisinin ödeyeceğini söyledikleri ve yakınanı iş yerine davet ettikleri, yakınanın bir süre gitmeyerek olayı soğutmaya çalıştığı, ancak sanıkların ısrar etmesi üzerine 02/05/2010 tarihinde sanıkların iş yerine gittiği, sanıkların, yakınanın önüne bir senet koyup imzalamasını istedikleri, yakınanın her şeyi göze aldığını söyleyerek senedi imzalamayı reddettiği, bunun üzerine sanıkların yakınanı "biz imzalatmasını biliriz, ...'da da adamımız var, olmadı ... Bey'den alırız" şeklinde tehdit ettikleri (V. eylem), 04/05/2010 tarihinde yakınan ...'i arayan sanık ...'ın "... Bey'den aldığımız 10.000 TL'yi iade edeceğiz, bize para ayarla, yoksa gerisini sen düşün" şeklinde tehditte bulunduğu, yakınan ...'in de ...'u arayarak tehdit edildiğini, yakasından düşmeleri için istediklerini yapacağını söyleyerek hesabından 10.000 TL istediği, ...'tan aldığı bu parayı aynı gün sanıklar İsmail ve ...'a teslim ettiği (VI. eylem), sanıkların parayı aldıktan sonra şantiyeye geldikleri ve yakınan ...'a, ...'den parayı aldıklarını söyleyip, ...'in ...'yi terk etmesini istedikleri, bu olayı duyan ...'in, sanık ...'ı arayarak şantiyeye çağırdığı, sanık ...'ın 04/05/2010 günü şantiyeye geldiği, ...'in, sanık ...'a, söz vermelerine rağmen yakınan ...'tan aldıkları parayı neden iade etmediklerini sorduğu, bunun üzerine sanığın silah çekerek "sen kim oluyorsun da benden hesap soruyorsun, bu kadar para kazanıyorsunuz, ...'la ikiniz 100.000'er lira ödeyeceksiniz, çoçuklarınızın okullarını bile biliyorum" diyerek tehdit ettiği, yakınanın bu olay üzerine ikinci kez kolluğa şikayette bulunduğu (VII. eylem), tehditlerden bunalan yakınanların, ... isimli bir akrabaları aracılığıyla, ...'ı, aracı olup olayı kapatmasını sağlamak için...'ye çağırdıkları, ...'in sanıkların lokantasına giderek olay hakkında konuştuğu, bunun üzerine sanıkların, ...'da oturan sanık ...'ı haberdar ederek durumu anlattıkları, sanık ...'nın bu aşamada olaya dahil olduğu, sanıkların yakınanlara haber gönderdikleri ve bu işi çözmek için ...'dan güçlü kişilerin geleceğini söyleyerek toplantı yapmayı teklif ettikleri, 18/05/2010 günü, sanıklar ... ve kaçak olduğu için kovuşturması ayrı yürütülen ...'un, ... ve yakınan ... ile...'de bir balık lokantasında buluştukları, ...'in sanıklardan korktuğu için buluşmaya gelmediği, sanıkların ...'den alacaklı olduklarını ve hesabın kapanacağını söyleyerek para istedikleri, yakınan ...'un, önceki olaylar nedeniyle korktuğu için, yapılan pazarlık sonucu 15.000 TL ödemeye razı olduğu, 10.000 TL'sinin aynı gün nakit olarak sanık ...'ya verildiği, geri kalan kısmı da 25/05/2010 tarihinde, yakınan ... tarafından banka havalesi yoluyla sanık ...'e gönderildiği, (VIII. eylem), sanıkların son aldıkları parayla da yetinmedikleri, Haziran ayının başında kimliği belirsiz bir kişiyle birlikte, yakınan ...'in şantiye içerisinde bulunan evine gelen sanık ...'in, yakınanı aşağı çağırdıktan sonda silah çekip tehdit ederek araca binmesini, ...'a gideceklerini söylediği, yakınanın hasta bir yakınını bahane ederek gitmek istemediğini, daha sonra ne zaman isterlerse geleceğini söylemesi üzerine ...'in olay yerinden ayrıldığı, birkaç gün sonra, sanık ...'in, yakınanı arayarak ...'a gelmesini söylediği, ...'de buluştukları, sanık ...'nın da geldiği, iki sanığın, yakınanı bir eve götürdükleri, burada silahla tehdit edip yumrukladıkları, ...'in, ...'tan alacağı olduğuna dair bir hesap çıkartarak yakınana kabul ettirdikleri, bu şekilde yakınan ...'tan tekrar para almayı planladıkları, bu kapsamda sanık ...'in, ...'i yeniden...'ye çağırdığı, yakınan ...'i tehdit edip bir kağıda sözde hesap dökümü çıkartarak, 17/06/2010 günü yakınan ...'un şantiyesine gittikleri, tehdit edildiği için korkan ...'in yakınan ...'a hesabı göstererek para istediği, yakınan ...'un ...'e böyle bir alacağın olmadığını söyleyerek kızdığı, bunun üzerine sanık ... ve yakınanın şantiyeden ayrıldıkları, İsmail'in, yakınan ...'i, ...'da Huzur isimli bir otele götürdüğü ve iki gün buradan çıkmaması için tehdit ettiği, iki gün sonra yakınanı İyidere'ye çağırdığı, yakınanın sanığı dinlemeyerek ...'ye kaçtığı(IX. eylem) olayda;

IX. eylemle ilgili, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden, zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş,
Sanık ...'un, yalnız birinci eyleme katıldığı, yakınan ...'in ... Cumhuriyet Savcılığında verdiği, 03/08/2010 tarihli ifadesinde de açıkça belirttiği üzere, üçüncü eylemde, yakınanı darp ederek para isteyen kişiler arasında sanığın bulunmadığının anlaşılması karşısında, kendisiyle buluşmaya ve arkadaşlık etmeye yanaşmayan yakınana "senin canını almaya geliyorum" diyen sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu ve sanığın yağma suçlarına katılmadığı değerlendirildiğinden,
Yakınan .....'in kovuşturma aşamasında da tekrar ettiği 27/06/2010 tarihli ifadesinde, kendilerinden alınan paranın 35.000 TL olduğunu beyan ettiği, bu hususun sanığa usulünce okunan iddianamede de anlatıldığı, ancak miktarı belli olmasına rağmen bu zararın giderilmediği gibi suçu ve sorumluluğunu inkar eden sanıkların, yargılamanın hiçbir aşamasında, zararın tazminine yönelik olumlu bir girişimde bulunmadıkları, sanık ... savunmanının 31/05/2011 tarihli oturumda "müştekilerin huzurda dinlenilerek zararın ne kadar olduğunun belirlenmesini talep ediyoruz" şeklindeki isteminin, yakınanların kovuşturma aşamasında bir kez daha sanıklarla yüz yüze dinlenilmesine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar yönünden etkin pişmanlığın uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek, tebliğnamede bu yönlerden bozma isteyen düşünce benimsenmemiş,
Sanıkların, her defasında, yenilenen kast ile hareket ederek yakınan ...'i tehdit edip, her seferinde miktarı değişen paralar istediklerinin anlaşılması karşısında; üçüncü, beşinci ve yedinci eylemlerin de ayrı ayrı yağma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile, yakınan ...'e yönelik tek bir yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Sanıklara yükletilen dava konusu yağma eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık ... savunmanı ile sanık ...'un temyiz dilekçelerinde, sanık ... savunmanı Avukat ... ile sanık ... savunmanı Avukat ...'nın temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri itiraz ve savunmaların reddiyle tebliğnamaye kısmen uygun olarak, sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün ONANMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 28/05/2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'nun katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.