Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar ... v.d. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Konya ili Çumra ilçesi ... kasabası 228 ada 6 parsel sayılı 23.895,70 metrekare yüzölçümlü taşınmaz hakkında davalı adına kadastro tespit tutanağı düzenlenerek davalı olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş bırakılarak mahkemeye gönderilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesi gereğince orman kadastro çalışması 2006 yılında yapılmış ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, dava konusu 228 ada 6 parsel sayılı davalı gerçek kişinin kullanımında olan ve orman parselinin sınırına bitişik taşınmazın yörede 5304 sayılı Kanun gereğince yapılan orman sınır belirleme çalışmalarında orman sınırları dışında kaldığını, ancak resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman sınırları dışında bırakılan çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "alınan bilirkişi raporları uyarınca çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan, kısmen de orman sayılmayan yerlerden olduğu " gerekçesiyle verilen davanın kısmen kabulü ile bilirkişilerin rapor ve krokisindeki (A), (A1), (A2) harfli toplam 6.960,47 metrekarelik bölümün 239 ada 1 nolu orman parseline eklenmek sureti ile Hazine, (B) harfli 16.935,23 metrekarelik bölümün ise davalı adına tapuya tesciline dair önceki karar, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2008/16156 Esas, 2009/2221 karar sayılı ilamıyla; "mahkeme yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, alınan bilirkişi raporlarının eksik ve olduğu, çekişmeli taşınmaz üzerindeki meşe, ardıç v.s. orman ağaçlarının durumunun tartışılmadığı açıklanarak yöntemince orman araştırılması yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de orman olduğu belirlenen (A), (A1), (A2) harfli bölümlerin ayrı olarak orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken 239 ada 1 nolu orman parseli içinde tescili yolunda hüküm kurulmasının da doğru olmadığına" değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde " davalılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, alınan bilirkişi raporları uyarınca rapor ekindeki haritada (B) harfiyle gösterilen bölümü orman sayılan yer olmadığı, orman içi açıklık niteliğinde de bulunmadığı, ayrıca bu kısmın mera gibi kamu malı niteliğinde de bulunmadığı, tarla niteliğinde bulunduğu, rapor ekindeki haritada (A1) ve (A2) rumuzuyla gösterilen bölümlerin ise orman sayılan yer olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bilirkişilerin rapor ve krokisindeki (B) harfiyle gösterilen 15.587,46 metrekarelik bölümün davalılar adına, (A1) ve (A2) rumuzuyla gösterilen bölümlerin ise aynı adanın en son parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde mahkemece önceki tarihli bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmediği gibi, eksik araştırma ve inceleme ile işin esası hakkında karar verilmiştir. Şöyle ki; en eski tarihli ile birlikte hava fotoğraflarının tamamı ilgili yerlerden getirtilip, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, yöntemince orman araştırma yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında açıklanan hususları içermediği ve denetime elverişli olmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerindeki orman meşe ve ardıçlarının durumunun bozma ilamında işaret edildiği yönüyle tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116,4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edilen meşe, ardıç v.s. orman ağaçları ile ilgili bilimsel açıklamaların göz önüne alındığı; ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.