Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/381 Esas, 2019/186 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde, suç tarihi 19.04.2015 olan 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda İstanbul Bölge Asliye Ceza Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/2386 Esas, 2019/2775 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılıp, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62,43,53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve gözaltında geçirdiği sürenin mahsubuna,
Karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri, atılı suçu işlemediğine ve eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ateş yakıp çevreye rahatsızlık verildiği ihbarı üzerine olay yerine giden ve sanığın da içinde bulunduğu gruba dağılmaları yönünde uyarıda bulunan polis memurlarına yönelik sanık tarafından, kaldırım taşı fırlatılarak direnildiği, sanık savunması, şikâyetçi beyanları, adli muayene rapor içerikleri, 11.02.2013 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İhbara binaen olay yerine gelip, kendisini uyaran kolluk görevlilerine taş atarak, şikayetçilerden ... Ö. ve ... ... K.'yı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması suretiyle direnme suçunu işleyen sanığın, eylemini silahtan sayılan taş kullanarak ve birden fazla sayıda kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiğinden, sanık hakkında hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunup, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, anılan Kanun maddelerinin de uygulanması suretiyle sanığın mahkûmiyetine hükmolunmuştur.
Sanık savunması, şikâyetçilerin beyanları, 11.02.2013 tarihli tutanak içeriği, adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamıyla, Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenmekle, 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.