Davacı tarafından, davalı aleyhine 04.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet ... sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; öncelikle davacının, nüfus bilgilerinde düzeltme yapılması istenen ... kızı ... ile bağlantısı olup olmadığı, aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Bunun için öncelikle ... kızı ...’nin alt soyunu gösteren nüfus kayıtları getirtilerek gerektiği takdirde veraset belgesi temin edilerek davacının ... kızı ... mirasçısı olup olmadığı belirlenmelidir. Davacı bu şahsın mirasçısı değil ise, ... ile ilgili talebin aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddi gerekir.
Ayrıca tapuda malik görünen “... kızı ...” ve “... kızı ... Koyuncu” ile aynı kimlik bilgilerine sahip şahısların nüfus sicilinde bulunup bulunmadığı da nüfus müdürlüğünden sorulmalıdır.
Diğer taraftan 975 parsel sayılı taşınmaz dışındaki dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanakları getirtilmeden bu davada sonuca gidilemeyeceğinden düzeltme yapılması istenen taşınmazların kadastro tutanakları ve kadastro tespitine esas alınan dayanak belgeleri ilgili yerlerden getirtilmeli, kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen ... ve ...'nın murisi ...'in tüm mirasçılarını gösterir aile nüfus kayıtları çıkartılmalıdır.
Sayılan tüm bu belgeler getirtildikten sonra tapu kayıtlarındaki kimlik bilgileri ile nüfus bilgileri arasında uyum bulunup bulunmadığının tespiti için tanık beyanlarına başvurulmalı, gerekirse mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklandığı şekilde gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.