Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi ve 5510 sayılı Kanununun 86. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Kanunun 92. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, davacının, davalı işverenin çayocağı işyerinde 01.03.2000 – 10.08.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı çayocağı işyerinin mülkiyeti araştırılmadan; davalı çayocağı işyerine ilişkin günlük hasılat kimin tarafından alındığı tespit edilip bilgi ve görgüsü alınmadan, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği tespit edilmeden, mahkemece, hüküm kurulması eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çayocağının bulunduğu yerin, mülkiyeti, yöntemince araştırılarak, davalı derneğin malik olup olmadığı, malik olmaması halinde; kira, intifa gibi haklarla işletilip işletilmediği tespit edilmeli; davacı tarafça iddia olunan çay ocağı gelirlerini tahsil eden kişi, ya da, kişiler tespit edilerek bilgi ve görgüleri alınmalı; yine, dava dönemi davalı derneğin yönetim kurulu başkanları tespit edilerek bilgi ve görgüleri alınmalı; emniyet tarafından tespit edilen aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişilerin re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği ile iddia olunan çalışmanın gerçek ve fiili olup olmadığı nazara alınmalı; böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan... Çarşısı Esnaflar Derneği'nden alınmasına, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.