Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dava konusu,somut olay incelendiğinde; davacının, davalıya ait iş yerinde 07.09.1999 - 13.10.2006 tarihleri arasında çalıştığı ve davalı Kuruma eksik bildirilen sürelerin tespitine karar verilmesini istediği; Mahkemece,davacının, 04.04.2003-31.12.2005 arası 10...42.34 sicil sayılı ... Tekstil Çorap Pazarlama Dış Tic. A.Ş'de 01.01.2006-18.10.2006 arası 104...1.34 sicil sayılı... Tesktil Turizm San ve Tic Ltd Şti'de sigortalı olarak çalıştığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre, 04.04.2003 öncesine ait çalışma iddiasının ispat edilemediği, 2006 yılında ise, farklı iş yerinden bildirim yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddi yönünde hüküm tesis ettiği görülmüştür.
Eldeki dava dosyasına konu olayda; Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
O halde, Mahkemece, yapılacak iş; davacının çalışmasının, gerçekliği ile, süresinin belirlenebilmesi amacıyla; Davacının hizmet döküm cetvelinde 01.01.2006-18.10.2006 tarihleri arasındaki dönemde dava dışı farklı sicil numaralı işyerinde çalışmaları olduğu görüldüğünden, bu işyeri ile davalı şirket arasındaki ilişki belirlenmeli, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı ortaya konulmalı, ihtilaflı çalışma dönemine ait işveren nezdindeki bordrolar dâhil tüm belgeler getirtilerek denetime olanak verilmeli; varsa, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının akıbeti araştırılarak dosya arasına getirtilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile, işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanı karşılaştırılarak, varsa, çelişkiler giderilmeli; bunun dışında davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı; dosya arasına getirtilen ihtilaflı dönem bordrolarında kayıtlı kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama aşamasında dinlenen ve hükme esas alınan tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı kapasite ve niteliği ile, davacıyla akrabalık ilişkisi nazara alınmalı, aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile, bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı; böylece, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.