Hükümlülük ve müsadere
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahke- menin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanığın, yerin- de görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak:
Hüküm tarihinden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı CGTİK.nun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkrasının yeniden düzenlenip 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında; hükümde, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.