Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A- Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/446 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.01.2019 tarihli, 1-2015/55017 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın, sahibinden.com isimli internet sitesine satılık cep telefonu ilanı verdiği, katılanın bu ilânı görerek yüz yüze gelmeksizin sanıkla telefonla iletişim kurduğu ve verdiği hesaba istediği 700,00 TL'yi yatırdığı halde sanığın katılana telefonu yollamayarak bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
1. Mahkemenin yeterli gerekçe göstererek temel adli para cezası ile etkin pişmanlık indirim oranını belirlediği anlaşılmakla, kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/446 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.