SUÇLAR: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2013/564 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ... Yardım'a karşı dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraatlerine, katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaleti ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 24.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2013/564 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/18063 Esas, 2017/14890 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine uzlaştırma yoluna başvurulduğu, ancak katılanın uzlaştırma teklif formunu, uzlaştırmayı kabul etmediği yönünde imzaladığı ve uzlaştırmanın gerçekleşmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
4. İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2017/667 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 24.990 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık ..., süre tutum dilekçesi vermiştir.
2. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; zamanaşımının gerçekleştiği, sanıkların amca çocukları olup farklı işyerlerinde müteahhitlik yaptıkları, gerçek satış olacağı inanı ile aracılık ettiği, resmiyette daireyi satma yetkisi bulunmadığı, suç unsurlarının oluşmadığı, menfaat temin etmediği, şüpheden uzak delil bulunmadığı, beraati gerektiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
1. Sanıkların birlikte müteahhitlik yaptıkları, toprak sahibi olan katılan ... ve dava dışı ...'a ait arsayı kat karşılığı inşaat yapmak üzere teslim aldıkları, anlaşmaya göre arsa üzerinde 14 daireli bina yapmaları gerekirken daha fazla yaptıkları ve bazı daireleri birden fazla kişiye birden sattıkları, yapmış oldukları daireleri zamanında teslim etmedikleri, 2005 yılında katılan ...'e 8 nolu daireyi 62.000,00 TL'ye sattıkları, daha sonra bu daireyi Mehmet Karataş adına tapuda tescil ettikleri böylece katılanları dolandırdıkları iddia edilmiştir.
2. Sanıklar, suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılanlar, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.
4. Mahkemece, bozma öncesinde verilen kararda katılan ...'a yönelik eylemleri yönünden sanıklar hakkında beraat, katılan ... bakımından sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin ardından sanıklarca hükmün temyizi üzerine verilen bozma ilamı doğrultusunda uzlaştırma yoluna başvurulmuş, uzlaştırmanın gerçekleşmemesi üzerine sanıklar hakkında yukarıda açıklandığı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Sanıkların amca çocukları olduğu, suça konu dairenin yapıldığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini sanıklardan Erdoğan imzalamış ise de suça konu daireyi katılan ...'e sanık ...'in sattığı, katılan ...'in satış bedeli olarak yaptığı ödemeleri sanık ...'in ya da babasının aldığı, yani asıl menfaati ...'in temin ettiği, katılan ...'in bu dairede yaklaşık 5 yıl oturduğu, ancak kendisine tapunun verilmediği, sanık ... tarafından dairenin dava dışı üçüncü kişiye tapu kayıtları ile satıldığı, akabinde katılan ...'in bu daireden tahliye edildiği, daire parasının katılan ...'e iade edildiğine dair dosya kapsamında savunma ve delil bulunmadığı hususlarının dosya kapsamından anlaşıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki sanık ... bakımından bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2017/667 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.