Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı ve hakaret suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1 ve 102/3-e. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakaret suçundan aynı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın Temyiz İsteği
Üzerine atılı suçları işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın işlediği hakaret suçunun 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddelerinde düzenlenip, öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e. maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Aynı Kanun’un 67/2-d. maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.03.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B.Kasten Yaralama ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un 225/1.maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan dava açılmadığı, dava konusu edilen cinsel saldırı ve hakaret suçlarının açıklanması sırasında bu olaydan söz edilmesinin o suçtan kamu davası açıldığı anlamına gelmeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesi ve sevk maddeleri arasında gösterilmesi gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı nazara alınmadan, yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
2.Sanığın olay günü şikâyetçiye yönelik fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 102/1-2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçu kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 102/3-e. maddesinin tatbik edilebilmesi için, anılan maddenin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere suçun yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi gerektiği, dava konusu olayda sanığın metrobüs içerisinde yolculuk yaparken atılı suçu işlediği ve eylemin gerçekleştiği metrobüsün anılan maddede “insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamlar” şeklinde tarif edilen yerlerden olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Kasten Yaralama ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.