Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2010 gün ve 2009/111-2010/370 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.05.2012 gün ve 2011/2967 - 2012/9077 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
avacı vekili, 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde tanımlanan "otoprodüktör grubu"nun, esas olarak ortaklarının elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere elektrik enerjisi üretimi ile iştigal eden tüzel kişiyi ifade ettiğini, grup üyelerinin ihtiyacı olarak üretilen elektriğin satışının, üyelerin "nihai tüketici" niteliğini değiştirmediğini, davalı firmanın elektrik enerjisine tabi satışları olduğu tespit edildiğinden 3093 sayılı TRT Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 4/c maddesi gereği müvekkili kuruma gayri safi satışlarının % 2'si oranında TRT payı ödemekle mükellef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 25.12.2008 tarihi itibariyle anapara+faiz toplamı olan 358.928,78 TL alacağın, ödenmeyen anapara 120.754,05 TL'ye 25.12.2008 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işletilecek 6183 sayılı yasada öngörülen gecikme zammı oranındaki faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediğine dair itirazda bulunulduğu, otoprodüktör grubunun istisnalar arasında sayılmaması nedeniyle, TRT'ye ayrılacak paydan muaf olmadığı, davalı şirketin grup şirketlerine 5.985.085,75 TL, Tedaş'a ise 251.655,60 TL tutarında elektrik sattığı, bu durum karşısında nihai tüketici istisnasının burada uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.