Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça konu yerde orman kadastrosunun 1939 yılında kesinleştiği,1988 yılında 3302 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları yapıldığı, 2010 yılında 5831 sayılı Kanun kapsamında 2/B madde ile hazine adına orman sınırları dışına çıkan parsellerin tescillerinin yapıldığı, suça konu alanın 3302 sayılı Kanun uygulamalarında çalışma alanı dışında bırakıldığı, kesinleşen orman kadastrosunun herkes tarafından bilinmesi gerektiği halde, sanığın ormanlık alanda suç konusu araziyi kullanmak ve ev, ahır ve misafir odası yapmak şeklinde gerçekleşen eyleminde suç kastının yokluğundan bahsedilemeyeceği dikkate alınarak, sabit olan eylemi nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2. maddeleri ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... idaresi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.