Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdurenin olay günü düğüne gittiği, bir süre sonra erkek arkadaşıyla düğün yerinden uzaklaşarak sağlık ocağının önünde bulunan zeytinliğin içine girdikleri ve orada konuşmaya başladıkları sırada, zeytinliğin içinden çıtırtı seslerinin gelmesi ve bir karartı görmeleri üzerine katılan mağdurenin
erkek arkadaşının taş attığı, tanıklar Kazım Yalçın ile Şuayp'ın koşarak üzerlerine doğru geldiğini görmesi üzerine, katılan mağdurenin erkek arkadaşının korkup kaçtığı, bu şahısların katılan mağdurenin erkek arkadaşının peşinden koşarak gittikleri, sanığın ise katılan mağdureyi yakalayıp yere yatırdığı, üzerine çıkıp dudaklarından ve boğazının alt kısmından öptüğü ve göğüslerini sıktığı, tişörtünü çıkartmaya çalıştığı ancak katılan mağdurenin sanığı üzerinden ittirerek çığlık atarak kaçmaya başladığı, katılan mağdurenin sanık tarafından yeniden yakalanıp karanlığa götürülmeye çalışıldığı sırada dosya kapsamında tanık olarak ifadesi alınan sağlık ocağı lojmanında oturan ...'nin sanık tarafından farkedilmesi üzerine sanığın katılan mağdureyi bırakarak olay yerinden kaçtığı, şeklinde kabul edilen olayda; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs etme suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2,35 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs etme suçundan aynı Kanunun 109/2., 109/3-f, 109/5,35 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Suçların sübuta ermediğine ilişkindir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay günü sanığın katılan mağdureyi yakalayıp yere yatırdığı, üzerine çıkıp dudaklarından ve boğazının alt kısmından öptüğü ve göğüslerini sıktığı, tişörtünü çıkartmaya çalıştığı ancak katılan mağdurenin sanığı üzerinden ittirerek çığlık atarak kaçmaya başladığı, katılan mağdurenin sanık tarafından yeniden yakalanıp karanlığa götürülmeye çalışıldığı sırada dosya kapsamında tanık olarak ifadesi alınan sağlık ocağı lojmanında oturan ...'nin sanık tarafından farkedilmesi üzerine sanığın katılan mağdureyi bırakarak olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek; olayın vehameti ve gerçekleştiği saat, sanığın katılan mağdure ilk kez kaçtıktan sonra tekrar peşinden giderek yakalaması nedeniyle sanığın suç işlemekteki ısrarı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.06.2024 tarihinde karar verildi.