Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 11.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden asil ... ve vekili Av.... ile karşı taraftan davacı asil ... ve vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ek alacak istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hükmedilen alacak miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK'nun 275.(yeni HMK 266) maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca öne sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı aleyhine Kütahya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/20 E, sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak davası açtığını, mahkemece 19.10.2007 tarih ve 2007/410 K. ile davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 29.12.2008 tarih 14613 E,15859 K sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuyla zararının 106.000 TL olduğunun tespit edildiğini, zarar miktarının 1.000 TL‘lik kısmının tahsiline ilişkin bozma sonrası verilen 07.04.2010 tarih 2009/240 E, 2010/91 K sayılı kararının Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 13.01.2011 tarih 2010/8970 E, 2011/82 K ile onanarak kesinleştiğini, öne sürerek bakiye 105.000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Kütahya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.04.2010 tarih 2009/240 E, 2010/91 K sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 106.000 TL alacaklı olduğunun açıklandığı, bilirkişi raporunun kararla birlikte kesinleşmiş delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, Kütahya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.10.2007 tarih ve 2006/20 E, 2007/410 K sayılı dosyasında bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporuyla zararının 106.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçe gösterilerek ve bu bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmiş ise de, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 29.12.2008 tarih 14613 E,15859 K sayılı bozma ilamında açıkça vurgulanan ilkeler de gözetilerek, davacının ek dava ile talep ettiği dava konusu bedelin, tarafların gerçek iradelerinin taşınmazların rayiç değeri olduğu gözetilip, ek dava açısından tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde ayrıca bilirkişi raporu alınmak suretiyle saptanması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak, mahkemece talep edilen alacak miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişi raporu ile Kütahya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.04.2010 tarih 2009/240 E, 2010/91 K sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişkinin giderilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nedenlerle bentte açıklanan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.