Dava, davalıya ait işyerinde 01.08.1983 - 05.02.1985 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında eldeki dava dosyasına konu somut olayda; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacının kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının sıva ustası olarak çalıştığını iddia ettiği bina inşaatı işyeri ile ilgili dava konusu dönem bordrolarının tümü davalı kurumdan getirtilmeli; davalının, özel bina inşaatının 1984 yılında bitirilip yapı kullanma izin belgesinin alındığı, 4 katlı binanın sıva işinin dava konusu dönem boyunca süremeyeceği savunması karşısında; inşaatın kapsamı, kaç katlı olduğu, dükkan ve otopark, bitişik nizam olup olmadığı, sıva işinde kaç kişinin çalıştığı açıklığa kavuşturulmalı; iskan, yapı ruhsatı belgeleri celp edilip dosya kapsamında bulunan inşaat mühendisleri oda cevabında geçen bilgilerle birlikte incelenerek, inşaat ve sıva işinin bitiş tarihi saptanıp tarafların iddia ve savunmaları denetlenmeli; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan varsa 1984 ve 1985/1. dönem bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş tarafsız kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği ile işin süresi nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.