SUÇLAR: 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma, 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/381 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararı ile Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/249 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/249 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanığın;
1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin 2313 sayılı Kanun kapsamında kendi kişisel kullanımı için kenevir ekme suçunu oluşturacağına, 2. Uyuşturucu madde ticareti suçunun unsurlarının oluşmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,
sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.06.2024 tarihinde karar verildi.