Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili; 16.12.2006 tarihli sözleşmeye göre davalı kooperatife ait inşaatta sözleşmede kararlaştırılan imalâtları yaptığını, ancak 94.000,00 TL alacağının ödenmediğini belirterek bu bedel ile 10.000,00 TL tazminatın alacağın 24.09.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının açıkça sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve işini gereği yapmadığından sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereğince ustadan kaynaklanan nedenlerle sözleşmenin feshedilmesi halinde ustanın hiçbir ücret talep edemeyeceği hükme bağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz istemi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2014/556 Esas, 2014/1036 Karar sayılı ilamıyla sözleşmenin geçerli olduğu, davalıya husumet düştüğü, işin esasının incelenmesi gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/126 D.İş sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz başında delil tespiti yapıldığı, düzenlenen raporda davacı tarafından yapılan işlerin metrajların belirtilmediği, davacının bu rapora ve keşfe bir itirazının olmadığı, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerin metrajlarının belli olmadığı, davacı tarafından davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerin metrajlarının belli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin bozma ilamında ve davalı tarafın beyanından işin davacı tarafından yapıldığı, başkası tarafından yapıldığına ilişkin iddia ve ispatta bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda yapılan imalatların miktarının belirlenebilmesi için yerinde yapılacak inceleme ile davacının almaya hak kazanacağı iş bedelin belirlenebileceği belirtilmiştir. Bu halde mahkemece yerinde keşif yapılıp yapılan işin miktarı belirlendikten sonra bu iş bedeli ve sözleşmenin feshinde davalının haksız olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususlarında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.