İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

A. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2019/181 Esas, 2020/194 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verildiğine,

3. Sanıkla tanık arasında uyuşturucu madde alışverişi bulunmadığına,

4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine,

2. Somut delil bulunmadığına,

3. Savunma hakkının kısıtlandığına,

4. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

5. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Tebliğnamede isimleri yer alan ... ve ...'ın temyiz talebinde bulunmamış olması ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere karşı temyiz talebi olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
A. 25.04.2019 tarihli eylemi( 7. olay) yönünden;

Hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...’un, temyiz dışı sanık ...'tan, sanık ... aracılığı ile uyuşturucu madde satın alacağına dair yaptığı telefon konuşmaları sonrasında uyuşturucu madde alışverişi olabileceğinin anlaşılması üzerine olay yerine gidildiği ve yapılan fiziki takipte, temyiz dışı sanık ...'ın .... ilçe terminalinde otobüsten indikten sonra uyuşturucu maddeyi sanık ...'a götüreceği sırada yakalanarak detaylı üst araması yapılmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldüğü ve yapılan aramada sanık ...'ın iç çamaşırı içerisinden suça konu uyuşturucu maddenin ele geçtiği olayda, yapılan telefon konuşmaları ile suç şüphesi doğduktan sonra göz altına ve nezarethaneye alınma işlemi yapılmadan üzerinde detaylı arama yapıldığı anlaşılmakla; sanık ...'ın üst aramasına yönelik olarak 5271 sayılı Kanun'un 116,117 ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanık ...’un hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

B. 02.05.2019 tarihli eylemi (10. olay) yönünden,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkındaki 02.05.2019 tarihli eylemi sabit ise de;

25.04.2019 tarihli eylem yönünden arama kararının bulunup bulunmadığına dair gerekli araştırmanın yapılmasının ardından, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Hükümde bu nedenle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ... ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ...'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, ilamdan bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,12.06.2024 tarihinde karar verildi.