Sanıklar hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 1.740 TL adli para cezasının miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının, yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile daha önce sanık hakkında İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2012/102 Esas, 2013/620 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar açıklanarak, sanığın; cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102/1,62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın Temyiz İsteği
Üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine, mağdurenin kendisini teşhis etmesi gerektiğine ilişkindir.

1.Yargılama sırasında toplanan deliller, olayın oluş şekli, sanık savunmaları, şikâyetçi beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın şikayetçiye yönelik cinsel duygularını tatmin amacıyla beline sarılma şeklindeki eyleminin; ani, kısa süreli ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 102/1-2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 102/1-2. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 1.740 TL adli para cezasının miktar itibarıyla kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.