İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki ile vekilinin kovuşturma evresinde şikayetçi olup davaya katılma talebinde bulunmasına karşılık mahkemece soruşturma evresindeki şikayetten vazgeçme nedeniyle oyçokluğuyla verilen ret kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu da gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki ...'nun davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin 30.10.2012 tarihli temyiz dilekçesi ile sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünü de temyiz etmesine karşın, bu suç yönünden tebliğnamede görüş bulunmadığı anlaşıldığından, anılan bu hususta ek tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.