Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, müşteki ile tanıştıktan sonra, müştekiye, kendisinin limanda 4.000 TL maaşla çalıştığını, kendisini de işe yerleştirebileceğini, patronunun da bunu kabul ettiğini beyan ederek, müştekiden fotoğraf, bazı belgeler, 500 TL para ve cep telefonunu alarak gittiği, daha sonra müştekinin işe girişi ile ilgili birşey yapmadığı gibi aldığı telefon ve parayı da iade etmeyerek ortadan kaybolduğu, böylece dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Müşteki aşamalarda değişmeyen ifadesinde, sanığın hileli hareketlerle kendisini işe yerleştireceğinden bahisle parasını ve telefonunu alarak gittiğini beyan ettiği, sanık, olayın hemen sonrasında kollukta verdiği ifadede suçlamaları kabul ettiği, yargılama sırasında alınan ifadesinde ise, parayı aldığını, fakat başka nedenlerden dolayı müştekinin işe giremediğini söylediği, müştekinin beyanı, sanıkla müşteki arasında iftira atılmasını gerektirecek bir husumet bulunmaması, sanığın kolluktaki ikrarı ve yargılama aşamasındaki tevil yollu ikrarı dikkate alındığında, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince mahkumiyeti için kesin ve yeterli deliller bulunduğu gözetilmeden, sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2014/24147 - K. 2017/9351
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2014/24147 |
| Karar No | 2017/9351 |
| Karar Tarihi | 17.04.2017 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat