TCK’nın 155/2,50. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yetkilisi olduğu....Tekstil isimli şirket ile katılan ... şirketi arasında 07/08/2007 tarihinde noterde finansal kiralama sözleşmesi yapıldığı ve muhtelif malların teslim edildiği ancak sanığın sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle katılan şirket tarafından ...Noterliği tarafından 08/12/2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshi ve 60 günlük yasal ödeme süresi tanındığı, yerine getirilmediğinde 3 gün içerisinde malların iadesinin talep edildiği, ihbarnamenin 14/12/2009 tarihinde tebliğine rağmen verilen süre içerisinde malların iade edilmediği bu şekilde sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın, yönetim kurulu başkanı olduğu şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı verildiğini, yine iflasın ertelenmesi kararı veren mahkeme tarafından bir takım tedbirler alındığı ve alınan tedbir kararı ile ödemelerin yapılamadığını ve malları teslim edemediğini savunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması bakımından; sanığın yetkilisi olduğu şirket hakkında Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/298 Esas 2009/528 Karar sayılı ilamı ile iflasın ertelenmesine karar verilmiş olduğu gözetilerek söz konusu kararın incelenerek sanığın savunmasında bildirdiği hususların doğru olup olmadığı belirlendikten sonra suç işleme kastı ve suçun maddi unsurları da yeniden değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim hükmünün ve CMK'nın 231. maddesi hükümlerinin uygulanmama nedenlerinin gerekçede tartışılmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.