Mağdur ... vekilinin temyiz isteği yönünden; kayden 07.04.2006 doğumlu olup karar tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası Ramazan'ın kovuşturma aşamasında verdiği beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
,
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1 ve 109/1, 109/3-a,109/5. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın kolundan tutarak evine soktuğu mağdurun pantolonunu indirmek şeklindeki eylemleri sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1,103/4 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret, onama ve bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Soyut gerekçelere dayalı ve eksik inceleme yapılarak karar verildiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ve sanık hakkında şikayet bulunmadığına ilişkindir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın mağdurun kolunu tutarak eve sokması şeklinde gerçekleştirdiği zora yönelik eyleminin bizatihi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsuru olduğu gözetilmeden söz konusu eylemden dolayı çocuğun cinsel istismarı suçundan da ayrıca 5237 sayılı Kanun' un 103/4. maddesi gereği arttırım yapılması hukuka aykırı görülmüştür.

A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 07.04.2006 doğumlu olup karar tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip baba Ramazan'ın kovuşturma aşamasında verdiği beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.