HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Cumhuriyet başsavcılığının bir bütün olarak faaliyet göstermesi nedeniyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik Cumhuriyet savcısı Uğur Akın'ın 24.06.2019 tarihinde müddeti muhafaza talebinde bulunduğu, akabinde Cumhuriyet Savcısı Bünyamin Yaşar'ın 13.09.2019 tarihinde temyiz nedenlerini ileri sürdüğü, bu şekilde Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2013 tarihli ve 2012/951 Esas, 2013/740 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kararın sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/11168 Esas, 2017/11474 Karar sayılı kararı ile "uzlaştırma" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/397 Esas, 2018/222 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/275 Esas, 2019/293 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanık ... kararı temyiz etmek istediğini belirtmiş, temyiz nedeni ileri sürmemiştir.
Sanıkların suç tarihinde katılan ...'i cep telefonundan arayarak kullanmış olduğu sim kartın ve adına düzenlenen kredi kartlarının kopyalanarak terör örgütü adına kullanıldığını belirterek bu eylemi gerçekleştiren kişileri tespit etmek amacı ile paraya ihtiyaçlarının olduğunu söylemek suretiyle hile ile kandırmaları ve yönlendirmeleri neticesinde katılanın, sanık ...'ın hesabına para yatırmasını sağladıkları, bu şekilde sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanık ...'nın tevilli ikrarı, sanık ...'ın inkara yönelik savunması, tanık beyanı, PTT ödeme makbuzu, kamera görüntüleri, uzlaştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanık ...'nın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkumiyetine, sanık ...'ın ise üzerine atılı suçu işlediği yönünde yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine dair temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/275 Esas, 2019/293 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.