... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ümraniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.09.2011 gün ve 239/394 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ..... ve karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili, tarafların kardeş olduğunu, davalının uzun bir süre hapis yatıp çıktığını, ... Sigara Fabrikasında işe girdiğini, davaya konu Ümraniye Mehmet Akif Mahallesi 191 Ada 20 parselin alımında ...'da inşaatta çalışan müvekkilinin büyük ölçüde maddi katkıda bulunduğunu, ancak kardeşler arasında mal ayrılığı bulunmadığından taşınmazın davalı kardeşinin adına satın alınıp tapuya tescilinde sakınca görmediğini, alınan boş arsa üzerine de, müvekkilinin ve dava dışı kardeşlerinin katkısı ile inşaata başlandığını, kaba inşaatın yapılıp, bir kısım dairelerin ince işçiliklerinin de bitirildiğini ancak müvekkilinin evlenecek oğlu içinde bir dairenin tapusunu istediğinde bu yerde hiçbir katkısı bulunmayan davalının kendisine hiçbir yer vermeyeceğini bildirdiğini açıklayarak müvekkilinin alımındaki katkısı nedeniyle payına düşen ve zilyetliğinde bulunan 191 ada 20 parseldeki 5 numaralı daire ile 2 numaralı dairenin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili, iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin 1995 yılında bu yeri bedeli karşılığında ...'dan satın aldığını, 25 yıl Tekel'de çalışan ve yüksek ücret alan müvekkilinin maddi durumunun buna yeterli olduğunu, zaten davacının tapunun alınmasına ilişkin bir muvazaa ya da kandırıldığını da ileri sürmediğini, binanın yapımında da davacının bir katkısı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda dava dışı ... adına kayıtlı iken 1995 yılında davalı tarafından satın alındığı taraflar arasında ihtilafsız olan dava konusu 191 ada 20 parsel üzerinde inşa edilen binanın zemin kat 2 numaralı depolu dükkan ile 2.kat 5 numaralı bağımsız daire davalı ... adına 15.3.2007 tarihinde kat irtifakı yolu ile edinilmiş ve halen tapuda adına kayıtlı bulunmaktadır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıda yazılı husus dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36.maddesine göre, herkes meşru vasıta ve yollarla mahkemelerde iddia ve savunma hakkına sahiptir.Yine, TMK.nun 6.maddesine göre, iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Davacı vekili dilekçesinde iddiasını ispat bakımından delillerini bildirirken “tapu kayıtları,banka kayıtları,şahitler, faturalar, irsaliyeler, keşif vs.” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılır. Bu nedenle iddiasını ispat bakımından mahkemece davacı tarafa davalıya yemin teklif hakkı bulunduğu hatırlatılarak yemin teklif etmek istiyorsa 6100 ... HMK.nun 227 ve devamı maddelerine göre usulüne uygun biçimde hazırlanacak yemin davetiyesiyle davalının davet edilmesi ve 6100 ... HMK.nun yemine ilişkin hükümleri dikkate alınarak usulüne uygun bir biçimde davalının iddia doğrultusunda yeminli beyanının alınması ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK. nun 388/4 (HMK.m.297/ç) ve HUMK. nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 36,80 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.