Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2018/201 E., 2018/576 K. sayılı kararının sanıkların ortak müdafii Av. ..., katılan vekili ve sanıklar tarafından temyizine yönelik olarak yapılan ön incelemede;
Sanıkların ortak müdafii Av. ...'a, sanık ... Av. ...'a, katılan vekili ile sanıklara tefhim edilen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2018/201 E., 2018/576 K. sayılı kararının yasa yolu bildiriminde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesine uygun şekilde, "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağının" belirtilmediği anlaşılmakla, söz konusu ihtarı içeren gerekçeli karar tebliğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince sanıklar
... ve ...'ye usûlünce yapılması, süresi içerisinde, adı geçen sanıkların kararı, gerekçeli olarak temyiz etmesi/etmeleri hâlinde, temyiz dilekçesi/dilekçeleri ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise dava dosyasının mevcut hâliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmek kaydıyla Mahkemesine gönderilmesi için ve dosyadaki anılan eksiklik mahallince giderilip dosya Yargıtaya geri gönderildikten sonrasında ise; "sanıkların ortak müdafii olan Av. ...'ın sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine yönelik 06.03.2018 tarihli temyiz istemi hususunda tebliğnamede görüşe yer verilmesine rağmen, sanık ... müdafii Av. ...'ın sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik 13.03.2018 havale tarihli temyiz istemi konusunda görüş belirtilmediği anlaşılmakla, bu hususta ek tebliğname düzenlenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.