HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası sonunda, anılan suçtan ilk derece mahkemesince sanıkların, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143,62,53,63 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların müdafilerinin istinaf talepleri üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükümleri kaldırılıp duruşma açılarak sanıkların, anılan suçtan aynı Kanun'un 142/2-h, 143,168/1,62,53,63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, "hırsızlık kastıyla hareket edilmediğine, tanık dinlenmeden ve keşif yapılmadan, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, suça iştirak edip ayrı yargılanan suça sürüklenen çocuğun dosyası ile birleştirme yapılmadığına, fazla cezalara hükmedildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise "sanıklar hakkında koşulları bulunmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinden uygulama yapıldığına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinden uygulama yapılması gerektiğine, bu sebeplerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkların, şikâyetçinin işyerinden suça konu araç yedek parçalarını çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, 31.10.2016 tarihli Olay, Yakalama, Üst Arama ve Teslim Tesellüm Tutanağı'nda "31.10.2016 günü 22.30 sıralarında haber merkezinin ... Mahallesi'nde bulunan sanayi sitesi içerisinde ... plakalı beyaz renkli ... marka-model aracın olduğu, aracın içerisinde şüpheli şahısların bulunduğu, ihbarcı şahsı görmeleri akabinde, şahısların araca binip seyir haline geçtiğini anons etmesi üzerine, 57-36 ve 57-261 kod numaralı ekipler olarak merkez istikametine gelme ihtimaline karşı il girişinde bulunan ... Caddesi girişinde araç beklenilmeye başlanılmış, ... plaka sayılı araç 22: 35 sıralarında önümüzde geçtiği esnada dur ihtarı yapılmış, ancak araç durmayarak hızlı şekilde merkez istikametine devam etmiş, araç takip edilerek tarafımızca durdurularak alınmıştır. Toplam 88 adet araba yedek parçasının araba içerisinde bulunan şahıslara faturaları sorulduğunda, faturalarının olmadığını, ... Mahallesi'nde bulunan sanayi sitesi içerisindeki yedek parça dükkanından, dükkan sahibinin haberleri olmaksızın aldıklarını beyan etmeleri üzerine, çalınan malzemeler, şahıslarla birlikte polis merkezine getirilmiştir." şeklindeki tespitler, şikâyetçinin 01.11.2016 tarihli ifadesindeki "31.10.2016 tarihinde saat 22.30 sıralarında sanayi içerisindeki bekçi beni telefonla arayarak dükkanımda birilerinin olduğunu, hırsızlık amaçlı olabileceğini söyledi ve dükkanıma gidip kontrol etmemi istedi, bunun üzerine dükkanıma gittim, 88 adet araba yedek parçasının çalınmış olduğunu fark ettim, bunun üzerine polis merkezine gittim, burada çalınan malzemelerimi gördüm ve malzemelerimi teşhis ettim" şeklindeki bildirimi, kolluğun, kendilerine suçun işlendiğine dair yukarıda bahsedildiği şekilde yapılan ihbar üzerine, suça konu ... plakalı aracı araştırması üzerine yakalaması sonrasında, sanıkların da suçun işlendiği yere dair anlatımları, bu sırada sanayi sitesi bekçisinin haber vermesiyle suçun işlendiğini öğrenen bekçinin kolluğu araması ve suçu bildirmesi şeklinde gerçekleşen süreç bütün olarak değerlendirildiğinde, kolluğa ihbar ile birlikte, suçun işlendiği yerin ve suça karışan aracın öğrenilmiş olması ile birlikte, şikâyetçinin de kollukça kendisine bildirim yapılmadan, kolluğa suçu bildirmiş olması karşısında sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden, anılan madde ile uygulama yapılmak suretiyle sanıklar hakkında eksik cezalar tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.