B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62,53/6,63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli 2016/11023 Esas, 2018/6097 Karar sayılı ilamı ile “Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, talimat mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın, CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6,63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli 2019/10510 Esas, 2020/1287 Karar sayılı ilamı verilen bozma kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli 2020/775 Esas, 2020/3201 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak bu kez “Sanığın idaresindeki araçla, meskun mahal içindeki, asfalt kaplama, kuru, bölünmüş, üç şeritli, tek yönlü, azami hız limitinin 70 km/s olduğu, aydınlatmalı yolda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce sol tarafına doğru savrulduğu, orta refüj betonuna çarptıktan sonra sağına doğru manevra yaparak yoldan çıkıp orta ayırıcı üzerinde bulunan beton saksıya çarpmasını takiben 27 metre sonra yan yatarak durduğu ve...nin ölümüne asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda, sanık ile ölenin akrabalık durumu, katılanın temyiz aşamasında şikayetinden vazgeçmiş olması ve tüm hususlar beraberce değerlendirildiğinde, sanık hakkında belirlenen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden "suçun işleniş şekli, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri nazara alınarak" şeklindeki dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçeyle belirlenen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/4-1-a, 52/1-2-4,53/6,63. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, bilirkişi raporlarının hatalı ve yetersiz olduğuna, alt sınırdan fazla uzaklaşılması suretiyle verilen ceza miktarının fazla olduğuna, takdiri indirim, lehe hükümler ve TCK'nin 22. maddesinin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, idaresindeki araçla, meskun mahal içindeki, asfalt kaplama, kuru, bölünmüş, üç şeritli, tek yönlü, azami hız limitinin 70 km/s olduğu, aydınlatmalı yolda seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek önce yolun sol tarafına doğru savrulduğu, orta refüj betonuna çarptıktan sonra sağına doğru manevra yaparak yoldan çıkıp orta ayırıcı üzerinde bulunan beton saksıya çarpmasını takiben 27 metre sonra yan yatarak durduğu ve...nin ölümüne sebebiyet verdiği olayda, yerel mahkemece yapılan keşif sonucunda tanzim edilen 23.12.2013 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 17.03.2014 tarihli rapora göre asli kusurlu olduğu belirlenerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.