B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli 2014/254 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,50/4, 52/2-4,53/6. ve 63. maddeleri gereğince 24.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

2.Mahalli Cumhuriyet Savcısının aleyhe temyizi ve sanık müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.09.2019 tarihli 2018/371 Esas, 2019/9183 Karar sayılı ilamı ile;

"Olay günü sanığın idaresindeki otomobille, gündüz vakti, meskun mahal içindeki, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, düz, kuru ve eğimsiz yolda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce sağında bulunan kaldırıma çarptığı, hemen ardından kaldırıma çıkarak taklalar atmaya başladığı ve kaldırımda bulunan yaya Emircan'a çarparak ölümüne asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda, Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca mahal azami hız limitlerinin çok üzerindeki hızlarda seyredilmesi ve ayrıca işleyen trafik içinde makas atılması suretiyle meydana gelen taksirli suçlar bakımından TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümleri gereğince cezalarda artırım yapılması gerektiği, mahkemece dinlenerek görgüye dayalı bilgisi hükme esas alınan tanık Meryem Ateş'in, sanığın kazadan önce içinde bulunduğu araç ve önünde bulunan diğer araçlar arasından makas atarak gittiğine, hızının çok yüksek olduğuna yönelik beyanları, kazadan sonra çizilen krokide sanığın aracının kaldırıma ilk çarpma noktası ile taklalar atmaya başlayıp son duruş pozisyonuna geçtiği nokta arasındaki mesafenin 79 metre oması, kaza mahallinde azami hız sınırı 50 km/s olmakla sanığın hızının bu hız sınırının üzerinde seyrederken kazaya sebebiyet verdiğinden şüphe olmaması göz önünde bulundurularak sanık hakkında belirlenen cezada TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,

Kabule göre de;
1)Sanık hakkında hükmolunan 3 yıl 4 ay süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi neticesinde cezanın 24300 TL yerine hesap hatası neticesinde 24000 TL olarak belirlenmesi,

2)Sanık hakkında belirlenen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında dayanak kanun maddesinin "TCK'nın 50/1-a" maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3....5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2019 tarihli ve 2019/468 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyulmuş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62,53/6. ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.06.2021 havale tarihli ve 2020/56768 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, kusur durumuna, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel ceza belirlenirken alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadığına, bilinçli taksir hükümleri uygulanırken arttırım oranın yetersiz olduğuna ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, eksik incelemeye, kusur durumuna, bilinçli taksirinin koşullarının oluşmadığına, güvenlik tedbirinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

Temyiz incelemesine konu eylemin başlangıç ve gelişim süreci ile meydana gelen neticeye ilişkin kabulü özetlenir ve temyiz incelemesinde dayanılacak delillere yer verilir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü gündüz vakti, meskun mahal içindeki, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, düz, kuru ve eğimsiz yolda otomobili ile seyir halinde olan ve mahal azami hız limitlerinin çok üzerindeki hızlarda seyredilmesi, ayrıca işleyen trafik içinde makas atılması suretiyle bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilen sanığın, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, önce sağında bulunan kaldırıma çarptığı, hemen ardından kaldırıma çıkarak taklalar atmaya başladığı ve kaldırımda bulunan kusursuz yayalara çarparak, mağdur ... hakkında ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi' tarafından tanzim edilen 19.09.2014 tarihli adli raporuna göre, bacağında parçalı kırık oluşacak şeklinde yaralanmasına, ...'ın ise ölümüne asli ve tam kusuruyla sebep olduğu görgü tanığı Meryem Ateş'in beyanları, kazadan sonra çizilen kroki, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 09.03.2015 tarihli raporu, yerel mahkemenin keşifi sonucu düzenlenen 13.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ve ...İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürülüğünün 29.12.2014 tarihli DVD inceleme tutanağı ile belirlenerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

TCK'nın 89. maddesinin 5. fıkrası gereğince, 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan yaralanmaların bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, meydana gelen kazada mağdur ...'in vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve dolayısıyla yaralanmasının şikayet şartına bağlı olmadığının anlaşılmasına rağmen, hakkında bilinçli taksir koşulları gerçekleşen sanığın, TCK’nın 85/2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle ...5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.