Davacıların davasının kısmen kabulüne, müdahil Hazine'nin davasının kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davasının kısmen kabulüne, müdahil-davacı Hazine'nin davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müdahil-davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Ordu ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 2535 ve 2726 parsel sayılı her biri 2.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

İtirazları Kadastro Komisyonunca reddedilen davacılar ... ve müşterekleri, taşınmazlar tapu malikleri arasında taksime konu edildiği halde kayıt malikleri adına paylı olarak tespit edilmesinin hatalı olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davacı Hazine vekili, dayanak tapu kayıtları kapsamında Hazine'nin payı bulunduğu iddiasına dayanarak, 1/5 hissenin Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmış, ayrıca aynı taleple açtığı dava, eldeki dava ile birleştirilmiştir.

Davacı Hazine tarafından dava açılmadan evvel İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2019 tarihli ve 2017/4445 Esas, 2019/3006 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Davanın, tespit maliklerinin bir kısmı tarafından, taşınmazlar taksime konu edildiği halde kayıt malikleri adına paylı olarak tespit edilmesinin hatalı olduğu iddiası ile açıldığı, Hazine tarafından bu parsel hakkında paya yönelik açılmış bir dava olmadığı gibi, davacıların davasına müdahalede de bulunmadığı, hal böyle olunca; Mahkemece, 2535 sayılı parselin taksimen ... oğlu ...'e, 2726 sayılı parselin de ... oğlu ...'e isabet edip, kullanımın da bu şekilde olduğu belirlenmiş olduğuna göre, bu husus göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken, olayda 3402 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki re'sen araştırmayı gerektiren hallerde bulunmadığı halde bu parseller yönünden davası bulunmayan Hazine'ye de 1/5 pay verilmek suretiyle hüküm kurulması " isabetsizliğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak; "Çekişmeli taşınmazlara revizyon gören Temmuz 1315 tarihli ve 131 sıra sayılı kök tapu kaydının ifrazı ile ikişer dönüm miktarlı K.Evvel 1318 tarihli ve 8,9,10,11 ve 12 sıra sayılı tapu kayıtlarının oluştuğu, bunlardan K. Evvel 1318 tarihli ve 9 sıra sayılı müfrez tapu kaydının ise mütegayyip şahıslara ait olduğundan bahisle 6/2/1963 tarihli ve 15 sıralı tapu kaydı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kaydedildiği, Temmuz 1315 tarihli ve 131 sıra sayılı kök tapu kaydının taşınmazları kapsadığı noktasında ihtilaf bulunmadığı, ancak ifraz tapularının zemine uygulanmasının mümkün olmadığı, buna göre çekişmeli taşınmazların 1/5'er hisselerinin 6/2/1963 tarihli ve 15 sıralı tapu kaydına istinaden Hazine adına tesciline karar verildiği, Yargıtay bozma ilamında çekişmeli 2535 parsel ve 2726 parsel sayılı taşınmazlar hakkında Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde Hazine'ye pay verilmesinin isabetsizliğine değinilerek hükmün bozulduğu, bozma ilamına uyulmasına karar verilmeden evvel Hazine vekili tarafından bu taşınmazlar hakkında dava açıldığı ve eldeki bu dava ile birleştirildiğinden davacı ... mirasçıları ile ... lehine usulî kazanılmış hak oluştuğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, 2535 parsel sayılı taşınmazın tapu malikleri arasında yapılan taksim sonucunda ... mirasçılarına, 2726 parsel sayılı taşınmazın ise yapılan taksimde ... oğlu ...'e düştüğü" gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne, müdahil-davacı Hazine davasının kabulüne; çekişmeli 2535 ve 2726 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyonu kararlarının iptaline, 2535 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında yazılı miktar ve niteliği ile tamamı 600 pay itibar olunarak; 120 payın Hazine adına, kalan payın miras payları oranında ... mirasçıları adına, 2726 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında yazılı miktar ve niteliği ile tamamı 5 pay itibar olunarak, 4 payın ... oğlu ..., 1 payın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; işbu karar, davacı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müdahil-davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müdahil-davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.