Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Katılan vekilinin temyizi yönünden; katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükme karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Zara Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/285 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defteri kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat hükmü kurulmuştur.
Katılan vekilinin temyiz sebebi, atılı suçun oluştuğuna, beraat kararının yanlış olduğuna, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, atılı suçun oluştuğuna ilişkindir.
A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 10.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin a-2 bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 14.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Zara Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/285 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Zara Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/285 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.