Kamu davasının düşmesi

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyize ... bulunduğu belirlenen şikâyetçi Ümraniye Belediye Başkanlığı'nın duruşmadan yöntemince haberdar edilmediği ve kovuşturma aşamasında beyanı alınmadığı anlaşıldığından, öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin kapsamı da gözetilerek, aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikayetçinin katılan, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla davaya kabulüne karar verilmekle, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan incelemede katılan vekilinin 22.12.2020 tarihinde bulunduğu temyiz isteğinin süresinde olduğu belirlendiğinden, Yerel Mahkemece temyiz isteğinin süre yönünden reddine dair verilen 29.12.2020 tarihli ek karar kaldırılarak, yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/317 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kamu davasının düşmesine, karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Sanığın, ruhsatsız ve projeye aykırı inşaat yaptığından bahisle açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, 06.06.2008 tarihli yapı tatil zaptı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece, atılı suça ilişkin zamanaşımı süresinin gerçekleştiği kabul olunup, sanık hakkında düşme kararı verilmiştir.

Sanık savunması, 06.06.2008 tarihli yapı tatil tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, düşme kararı verilmesine dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Yerel Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.