Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili; vekil edenlerinin ve davalıların ... mirasçıları olduğunu, ortak murislerinin 23.04.2012 tarihinde vefat ettiğini, vefat ettikten sonra 24.06.2012 tarihinde muristen kalan taşınmazları tarla bölüşme senedi ile kendi aralarında bölüştüklerini ve kendilerine düşen tarlaları net olarak belirttiklerini, ancak davalıların tapuda devre yanaşmadığını bildirerek, senede göre vekil edenlerine isabet eden taşınmazların tapularının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar duruşmadaki beyanlarında; davaya konu taksim sözleşmesini kabul ettiklerini, taksim sözleşmesi uyarınca herkes taşınmazını aldığını, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece 2705 nolu parselin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer parseller yönünden davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

TMK'nin 676.maddesi gereğince yapılan miras taksim sözleşmesine bağlı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında yapılan 24.06.2012 tarihli tarla bölüşüm tutanağının TMK'nin 676 kapsamında geçerli bir sözleşme olduğu, bu sözleşme kapsamında Mahkemenin red kararına gerekçe oluşturan ortaklığın giderilmesi dosyalarının açılmasına borçlarından dolayı sebebiyet veren borçlu- eldeki davamızın davalısı ...'e de 3 adet parsel düştüğü; bu parsellerin yüz ölçümleri dikkate alındığında alacaklıyı zarara uğratma ve mal kaçırma kastının bulunmadığı; davalıların da kabul beyanları dikkate alındığında davanın tümü ile kabulüne karar verilmesi gerekir iken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.