Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, hapis cezasının ertelenmemesi, nakil aracının müsaderesi gerektiğine, kurum lehine vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedildiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Yol kontrol ve arama noktasında, suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu yolcu minibüsünde, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, suça sürüklenen çocuğa ait karton koli içerisinde 51 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun savunmasında; sigaraların kendisine ait olmadığını, ... isimli şahsın durağa bırakmak üzere emaneten verdiğini, içinde ne olduğunu bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
... tanık sıfatıyla alınan beyanında; Digor'da esnaf olduğunu, olayla hiç bir ilgisi bulunmadığını, suça sürüklenen çocuğun sigaraları nereden temin ettiğini bilmediğini belirttiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince aynı maddenin birinci fıkrasında öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktû vekâlet ücreti tesis edilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.