Hükümlülük ve müsadere

1- Oluş ve dosya kapsamına göre, sanıkta ele geçen ve Adli Tıp Kurumu raporunda kesici delici namluya sahip namlusu kabza içinde gizlenebilen kabzasının arka kısmında namlu açıldığında iki parçadan oluşan kabzasını birbirine bağlayarak namlunun kabza ucunda sabitleşmesini sağlayan kullanılmaya elverişli susta tertibatı bulunduğu belirtilen bıçağın, 6136 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen taşınması ve bulundurul- ması yasak “sustalı çakı olarak mütalaa edildiği” açıklanmakta ise de; suça konu bıçak hakkında polis veya jandarma kriminal laboratuvarından ekspertiz raporu aldırılarak, basıldığında ikinci elin yardımı olmaksızın kendiliğinden namlunun açılmasını sağlayan susta tertibatı bulunup bulunmadığı veya kelebek bıçak niteliğinde olup olmadığı saptanarak kelebek bıçaklardan olması halinde İçişleri Bakanlığının 2.8.1995 gün 177533 sayılı yazılarında belirtilen kelebek bıçakların 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen 2521 sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan olduğu yolundaki açıklamaları ile bu bıçakların serbestçe alınıp satılmaları ve 5237 sayılı TCK.nun 21. maddesindeki “suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır” hükmü de gözönüne alınarak müsnet suçun oluşup oluşmadığının ve suç niteliğinin buna göre tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre; temel cezaya ilişkin olarak uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde
görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.