Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/01/2012 tarih ve 2011/75-2012/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın dava dışı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile arasında imzalanan Mayıs 1997 tarihli sözleşmeye dayanarak açtığı 1999/578 E sayılı davada Antalya Belediye sınırları içinde reklam panoları, bilboard ve miniboardların dikilmesi ve bunlara reklam alınmasının tek başına davalı ... Tur. Tic ve San Ltd Şti’ne ait olduğunun tespiti ve müdahalenin önlenmesini istediğini, davanın kabulüne karar verilen Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/578 E, 2001/747 K sayılı dava dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, kullanımı müvekkili şirkete verilen koruma panelleri üzerinde bazı firmaların reklamları bulunduğunu, Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/578 E, 2001/747 K sayılı ilamının icrası sırasında ilamın içeriği ile bağdaşmaz bir şekilde müvekkili şirkete ait reklam panoları hakkında da bu ilamın icra edildiğini, davalı tarafın bu haksız eylemi üzerine muarazanın giderilmesi istemi ile Antalya 1.Ticaret Mahkemesi’nde 2002/141 E sayı ile açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davalı tarafın Antalya 5.İcra Müdürlüğü’nün 2001/9577 E sayılı dosyasında yapmış olduğu 22.06.2002 tarihli haksız eyleminden dolayı müvekkili şirketin 50.000 YTL kazanç kaybına uğradığını, ayrıca bu eylem nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, şimdilik 50.000 YTL maddi, 10.000 YTL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde haksız eylemin 22.06.2002 tarihinde gerçekleştiği iddia edildiğini, buna göre davanın bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 28.10.2010 tarih, 2009/564 E. 2010/10965 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, icra dosyası kapsamında yapılan 22.06.2002 tarihli infaz işleminin tek bir işlem olduğu, bu infaz işlemi dışında davalının temadi eden bir eyleminin bulunduğunun davacı tarafından iddia ve ispat edilemediği, yapılan infaz işleminin davacının panoları kullanmasına engel teşkil etmeyeceği, zira, açılan 2002/141 Esas, 2003/294 karar sayılı, 27.03.2003 tarihli karar ile taraflar arasındaki muarazanın men'ine karar verildiği, bu karara istinaden davacının söz konusu reklam panolarını kullanması mümkün olup, bu karara göre kullanma girişiminde bulunmadığı, girişimde bulunmamasının davalı tarafından yapılmış bir engelleme olarak kabul edilemeyeceği gibi temadi eden bir eylemden söz edilmesinin de mümkün olmadığı, zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.