Dava, murisi ... ...’ın, davalılardan işverene ait olan işyerinde 01.03.2003 – 30.04.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığından kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişindir.
Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında eldeki dava dosyasına konu somut olayda; davacının, murisi ... ...’ın kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; öncelikle Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olup davalının kabulünün tek başına hüküm ifade etmeyeceği de hatırda tutularak; davacı murisinin çalıştığını iddia ettiği işyerinin kuruma tescili bulunup bulunmadığı, mahiyet ve kapsamına ilişkin belgeler, dönem bordroları ile kurum cevabında bahsi geçen .... sicil numaralı işyeri dosyası ve davacı murisinin şahsi dosyası dahil tüm kayıtlar davalı kurumdan getirtilmeli, murisin çalıştığı iddia edilen işyerinde işle uğraştığı yöntemince açıklattırılarak; talep konusu dönemle, işyerinin kapasitesi, çalışan sayısı ve davacının
kasap işyerinde ve çiftlikte hayvanların bakımı işinde çalıştığı iddiası ile birlikte davalı işvereninde aşamalarda alınan beyanları davacı murisinin hizmetlerinin niteliği ile birlikte değerlendirilmeli, dava konusu dönemde murisle birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş tarafsız kişiler gerekirse kolluk aracı kılınarak saptanıp bilgi ve görgülerine başvurulmalı; böylece sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, bordrolu çalışan olup olmadıkları nazara alınarak beyanları yöntemince denetlenmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.