HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarih ve 2018/137 Esas, 2019/110 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davalarının düşürülmesine,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 17.01.2020 tarih ve 2019/2397 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararıyla imar kirliliğine neden olma suçundan,
a. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükümleri kurulup, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; usûle, yasaya ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, sanıkların eylemlerinin sabit olduğuna ve cezalandırılmaları gerektiğine, yapı kayıt belgesinin imar kirliliğine neden olma suçunu ortadan kaldırmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların, ruhsat ve projeye aykırı yapılar yaptıklarından bahisle açılan kamu davalarına ilişkin, sanıkların savunmaları, 27.01.2016 tarihli yapı tatil zaptı, ...'nın 07.02.2019 tarihli cevabi yazısı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 27.02.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alınıp, davaya konu imalatlara ilişkin yapı kayıt belgesi alınmış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine hükmolunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmemiş, sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise "Dosya kapsamına göre, iddianameye konu imar kirliliğine neden olma fiilinin, sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirilmediği, imalatların sanık ... tarafından yapıldığı anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler kaldırılarak, sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen "Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar"ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların savunmaları, 27.01.2016 tarihli yapı tatil zaptı ve tüm dosya kapsamıyla sanıklar hakkında beraat kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.