Mağdure vekilinin temyizi yönünden, kayden 01.08.2002 doğumlu olup suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkı sahibi babası Veysal'ın 02.02.2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmağını beyan etmesi karşısında, mağdure vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Mağdure vekilinin temyiz istemi reddedildiğinden incelemenin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılması gerektiği belirlenmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/224 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca şikayet yokluğu sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Temyiz istemi reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle, suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturması sebebiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen düşme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 01.08.2002 doğumlu olup suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkı sahibi babası Veysal'ın 02.02.2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdure vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge, bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla şikayet yokluğu sebebiyle verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle düşme hükmünün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.06.2024 tarihinde karar verildi.